Phrasal Verbs: Fiil + Parçacık
Parçacık mı edat mı, nesne nereye girer, anlam nereden geliyor? Ayrılabilirlik kuralı ve sınavda asıl iş gören akademik karşılıklar.
Bu sayfa neyi kapsıyor
- Parçacık ve edat ayrımı
- Ayrılabilir / ayrılamaz
- Zamir kuralı
- Üç parçalı phrasal verb
- Parçacıkların anlam eğilimleri
- Akademik tek kelime karşılıkları
Kural: parçacık mı, edat mı?
Bir fiilin arkasına küçük bir kelime geldiğinde iki farklı şeyden biri oluyor ve bu sayfanın tamamı o farkın üstüne kurulu. edatlar sayfası ikinci türü zaten anlatıyor; buradaki konu birincisi.
| Tür | Yapı | Örnek | Ne oluyor |
|---|---|---|---|
| Phrasal verb | fiil + parçacık | give up | İkisi birleşip yeni bir fiil kuruyor |
| Prepositional verb | fiil + edat | depend on | Fiil kendi anlamında, edat nesneyi bağlıyor |
Fark teknik bir ayrıntı değil, cümlede yeri belirliyor: parçacık yerinden oynayabilir, edat oynayamaz.
✓ I gave up smoking. · ✓ I gave smoking up. — parçacık taşınabildi
✓ I depend on him. · ✗I depend him on.— edat taşınamadı
Türkçe burada yardım ediyor — ama yalnızca kavramda
Türkçe konuşan biri için asıl şaşırtıcı olan, parçaların toplamının anlamı vermemesi: give vermek, up yukarı, give up ise vazgeçmek. Oysa bu yapı Türkçeye yabancı değil.
göz atmak — göz + atmak, ikisi de “bakmak” demiyor
vazgeçmek · ortaya çıkarmak · kafa tutmak
Yani kavram tanıdık; sorun hangi fiilin hangi parçacıkla ne anlama geldiğini bilmemek. Bu yüzden phrasal verb’ler gramer değil, kelime olarak çalışılır — kuralı ezberlemek değil, listesini tanımak gerekiyor.
Ayrılabilirlik: nesne nereye girer
Geçişli phrasal verb’lerin bir kısmı nesneyi araya alabilir, bir kısmı alamaz. Sözlükler bunu işaretler; işaretlenmemişse cümledeki davranışından anlaşılır.
| Tür | Nesne nereye gider | Örnek |
|---|---|---|
| Ayrılabilir | İki yere de | turn off the light / turn the light off |
| Ayrılamaz | Yalnızca sona | look after the baby / |
| Geçişsiz | Nesne almaz | The car broke down. |
Ayrılabilir olanlarda iki yazım da doğrudur ve aralarında anlam farkı yoktur. Uzun nesnelerde sona koymak daha doğal okunur:
She turned off all the lights in the building. — sona itmek cümleyi zorlaştırırdı
Dört kalıp
Bir phrasal verb’ü öğrenirken anlamıyla birlikte hangi kalıpta olduğunu da öğrenmek gerekiyor; aksi hâlde anlamı bilip cümleyi yanlış kurarsınız.
| Kalıp | Örnekler |
|---|---|
| Geçişli, ayrılabilir | turn on/off · put on · take off · give up · fill in · look up · throw away · work out · call off · point out · bring up · set up · turn down · leave out |
| Geçişli, ayrılamaz | look after · look into · run into · come across · get over · deal with · go through · take after · call on |
| Geçişsiz | break down · show up · give in · take off (uçak) · grow up · come back · turn up · get by |
| Üç parçalı (fiil + parçacık + edat) | look forward to · put up with · come up with · get along with · run out of · catch up with · look down on · cut down on |
Üç parçalı olanların hepsi ayrılamaz: üç kelime tek blok hâlinde durur, nesne daima sona gelir.
✓ I can’t put up with this noise. — ✗
put this noise up with
Anlam nereden geliyor
Parçacıkların tamamen keyfi olmadığı, zayıf ama gerçek eğilimler taşıdığı doğru. Bu eğilimler kural değil — give upın “vazgeçmek” olmasını hiçbiri açıklamıyor. Ama bilmediğiniz bir phrasal verb’le karşılaştığınızda tahmini rastgele olmaktan çıkarıyorlar.
| Parçacık | Eğilim | Örnekler |
|---|---|---|
| up | tamamlanma, artış | use up · eat up · fill up · speak up |
| out | dışarı, ortaya çıkma, tükenme | find out · point out · run out · cross out |
| off | ayrılma, kesilme | take off · call off · cut off · turn off |
| down | azalma, kayda geçirme | cut down · write down · turn down · break down |
| on | sürdürme | carry on · go on · keep on · hold on |
| over | baştan sona gözden geçirme, devralma | go over · take over · think over |
| through | zorlukla tamamlama | get through · go through · see through |
| away / back | uzaklaştırma / geri döndürme | throw away · give back · call back |
Sınavda asıl iş: akademik tek kelime karşılığı
YDS ve YÖKDİL için bu sayfanın en çok puan getiren bölümü burası. Akademik İngilizce phrasal verb’leri sevmez: aynı anlamı Latin kökenli tek bir fiille söyler. Sınavın yakın anlam ve cümle tamamlama soruları tam olarak bu eşleşmenin üstüne kuruludur — bir tarafı bilip diğerini bilmemek, soruyu kaçırmak demek.
| Phrasal verb | Akademik karşılığı |
|---|---|
| carry out | conduct · perform |
| find out | discover · determine |
| point out | indicate · note |
| set up | establish |
| look into | investigate |
| bring about | cause · generate |
| put off | postpone |
| turn down | reject · decline |
| leave out | omit · exclude |
| cut down on | reduce |
| make up | constitute |
| take up | occupy |
| come up with | propose · devise |
| go up | increase · rise |
| deal with | address · handle |
| get rid of | eliminate |
Sağ sütundaki kelimelerin çoğu Akademik Kelime Listesi’nde (AWL) geçiyor — yani ikisini birlikte çalışmak iki ayrı iş değil, aynı işin iki yüzü. Bu eşleşmeleri akademik havuzda kelime tarafından da göreceksiniz.
Aynı fiil, farklı parçacık
Bir fiilin parçacığını değiştirmek onu tamamen başka bir fiile çevirir. Bu tablo, sınavda şıkların birbirine en çok benzediği yerdir.
| Fiil | Anlamları |
|---|---|
| take | take off (havalanmak / çıkarmak) · take up (başlamak, yer kaplamak) · take over (devralmak) · take after (benzemek) · take in (anlamak, kandırmak) |
| put | put off (ertelemek) · put up with (katlanmak) · put on (giymek) · put out (söndürmek) · put down (yere koymak, küçümsemek) |
| get | get over (atlatmak) · get on with (iyi geçinmek) · get by (idare etmek) · get through (bitirmek, ulaşmak) · get up (kalkmak) |
| give | give up (vazgeçmek) · give in (pes etmek) · give away (bağışlamak, ele vermek) · give back (iade etmek) |
| break | break down (bozulmak) · break out (patlak vermek) · break into (zorla girmek) · break up (ayrılmak) |
📋 Özet kart
| Konu | Kural |
|---|---|
| Tanım | Fiil + parçacık = tek bir yeni fiil |
| Parçacık ↔ edat | Parçacık taşınabilir, edat taşınamaz |
| Ayrılabilir | turn off · give up · look up · point out · set up |
| Ayrılamaz | look after · look into · run into · come across · deal with |
| Geçişsiz | break down · show up · give in · grow up |
| Üç parçalı | look forward to · put up with · come up with · run out of |
| Zamir kuralı | Ayrılabilirde zamir daima araya: look it up |
| Parçacık eğilimi | up tamamlanma · out ortaya çıkma · off ayrılma · on sürdürme |
| Sınavın asıl işi | carry out ↔ conduct · find out ↔ discover · set up ↔ establish |
| Kayıt farkı | Phrasal verb konuşma dili, tek kelime akademik yazı |
Mini Test — Phrasal Verbs
12 soru. Her doğru cevap 1 puan. Geçmek için en az 6 doğru gerekiyor.
0 / 12 cevaplandı
-
1 "Bilmediğin kelimeyi sözlükte ara." — Hangisi doğru?
Açıklama: look up ayrılabilir bir phrasal verb ve nesne bir ZAMİR olduğunda zamir daima araya girer: look it up. "Look up it" hiçbir zaman doğru değildir. Kural yalnızca zamirlerde kesin; isim nesnede iki yer de olur: look up the word / look the word up.
-
2 Hangi cümledeki phrasal verb AYRILAMAZ olduğu için yanlış kurulmuştur?
Açıklama: look after ayrılamaz: nesne daima sona gider → looks after the baby. Diğer dördü (turn off, fill in, call off, throw away) ayrılabilir olduğu için nesne araya alınabiliyor. Ayrılabilirlik anlamdan çıkarılamaz, fiille birlikte öğrenilir.
-
3 "Bu gürültüye daha fazla katlanamam." — Hangisi doğru?
Açıklama: put up with üç parçalı bir phrasal verb ve üç parçalıların hepsi ayrılamaz: üç kelime tek blok hâlinde durur, nesne sona gelir. Aynı grup: look forward to, come up with, run out of, get along with.
-
4 Akademik bir makalede "We carried out a survey" cümlesi hangi fiille yazılırdı?
Açıklama: carry out ↔ conduct. Akademik İngilizce phrasal verb yerine Latin kökenli tek fiili tercih eder ve sınavın yakın anlam soruları tam bu eşleşmeyi ölçer. Diğer şıklar başka phrasal verb'lerin karşılığı: postpone = put off, establish = set up, eliminate = get rid of, decline = turn down.
-
5 "Şirketi kardeşi devraldı." — Boşluğa hangisi gelir? The company was ___ by his brother.
Açıklama: take over = devralmak. Aynı fiilin parçacığı değişince tamamen başka bir fiil oluyor: take off (havalanmak / çıkarmak), take after (birine benzemek), take up (bir işe başlamak, yer kaplamak), take in (anlamak, kandırmak). Bu yüzden parçacık şıkların ayrıştığı yerdir.
-
6 Hangi cümlede phrasal verb GEÇİŞSİZ kullanılmıştır (nesne almıyor)?
Açıklama: break down burada nesne almıyor — geçişsiz. Diğer dördünün hepsi bir nesne alıyor (the mistake, a new company, the application, our expenses). Bir phrasal verb'ü öğrenirken anlamıyla birlikte geçişli mi geçişsiz mi olduğunu da öğrenmek gerekiyor; aksi hâlde anlamı bilip cümleyi yanlış kurarsınız.
-
7 Hangisinde "on" bir PARÇACIK değil, EDAT'tır?
Açıklama: depend on bir prepositional verb: "on" nesneyi bağlayan bir edattır ve yerinden oynayamaz (~~depend the result on~~). Diğerlerinde "on" parçacıktır ve fiille birleşip yeni bir anlam kuruyor. Ayırt etme testi: parçacık taşınabilir (put her coat on ✓), edat taşınamaz.
-
8 "Araştırmacılar konuyu inceliyor." — Akademik metinde hangisi beklenir?
Açıklama: look into ↔ investigate. Akademik metin tek kelimeyi tercih eder. Ayrıca b şıkkı yapı olarak da bozuk: look into ayrılamaz, nesne araya giremez. c (bakmak, ilgilenmek), d (aramak) ve e (sözlükte aramak) farklı anlamlar — look ailesinde parçacık anlamı tümüyle değiştiriyor.
-
9 "Sigarayı bıraktı" ile "pes etti" farkı: hangisi doğru eşleşme?
Açıklama: give up = bir alışkanlıktan vazgeçmek (geçişli: give up smoking). give in = direnmeyi bırakmak, pes etmek (geçişsiz). give away = bağışlamak ya da sır vermek, give back = iade etmek. Dördü de aynı fiilden türüyor ama birbirinin yerine kullanılamaz.
-
10 Hangi cümle ayrılabilirlik açısından DOĞRU kurulmuştur?
Açıklama: a doğru: nesne uzun olduğu için parçacığın hemen arkasına konması daha doğal okunur. b yanlış çünkü zamir daima araya girer → turned them off. c, d ve e ayrılamaz phrasal verb'leri (come across, get over, deal with) bölmüş durumda; üçünde de nesne sona gitmeliydi.
-
11 "Toplantı ertelendi." — Boşluğa hangisi gelir? The meeting has been ___ until next week.
Açıklama: put off = ertelemek, akademik karşılığı postpone. put up = kurmak/barındırmak, put out = söndürmek, put down = yere koymak ya da küçümsemek, put up with = katlanmak. Parçacığın "off" olması ayrılma/kesilme eğilimiyle uyumlu ama bu eğilim tek başına yeterli değil — karşılığı bilmek gerekiyor.
-
12 "Şeker stoğumuz bitti." — Hangisi doğru?
Açıklama: run out of üç parçalı bir phrasal verb; üçü bir arada durur ve nesne sona gelir. "of" düşerse (b) yapı eksik kalır, sıra bozulursa (c, d) cümle kurulamaz, edat değişirse (e) kalıp bozulur. Üç parçalıların hiçbirinde parça atlanamaz ya da yer değiştiremez.
Karma denemeye girin → 15 konudan karışık 20 soru, konu adı verilmeden. Bir hafta sonra girin: asıl kalıcılık ölçümü orada.
Bu konuyla çalışılacak kelime havuzları
- Akademik Kelimeler · Bölüm 1 — 295 kelime
Sayfada geçen terimlerin tanımı gramer terimleri sözlüğünde.