Akademik Cümleler · Aktarım ve Çekince
Bir şeyin bildirildiği ama kanıtlanmadığı, inanıldığı ama gösterilmediği cümleler. Çeviride en çok kaybedilen şey bu çekincenin derecesi oluyor.
- 0 oturmuş
- 0 çalışılıyor
- 0 yeni
- 0 bugün tekrar
Yalnızca yanlışlarım
Bu tur setin normal kutu ilerlemesini etkiler: doğru cevapladığınız cümle hem kutuda ilerler hem de defterden düşer.
1–5 tuşlarıyla da seçebilirsiniz.
Setteki 15 cümlenin tamamı İngilizce · Türkçe · sınanan yapı
| İngilizce | Türkçe | Yapı | Durum |
|---|---|---|---|
| The authors report that the effect disappeared when the sample was enlarged. | Yazarlar, örneklem büyütüldüğünde etkinin ortadan kalktığını bildiriyor. | Cümle yapısı | yeni |
| It is widely believed that the practice began much earlier. | Uygulamanın çok daha erken başladığına yaygın olarak inanılıyor. | Edilgen çatı | yeni |
| The results suggest, but do not prove, that the two are connected. | Sonuçlar ikisinin bağlantılı olduğunu düşündürüyor ama kanıtlamıyor. | Cümle yapısı | yeni |
| Few of the studies reviewed here measured the same thing. | Burada incelenen çalışmaların pek azı aynı şeyi ölçmüş. | İsim grubu | yeni |
| The method has been criticised for relying on a single source. | Yöntem, tek bir kaynağa dayanması nedeniyle eleştirildi. | Edilgen çatı | yeni |
| According to the report, the decline started before the new rules were introduced. | Rapora göre düşüş, yeni kurallar yürürlüğe girmeden önce başlamıştı. | Zaman ve görünüş | yeni |
| Neither explanation accounts for the pattern seen in the second year. | İki açıklamadan hiçbiri, ikinci yılda görülen örüntüyü açıklamıyor. | İsim grubu | yeni |
| The difference was too small to be reported as significant. | Fark, anlamlı diye bildirilemeyecek kadar küçüktü. | Karşılaştırma | yeni |
| Researchers who had access to the raw data reached a different conclusion. | Ham veriye erişebilen araştırmacılar farklı bir sonuca vardı. | Niteleme | yeni |
| Had the sample been larger, the result might have reached significance. | Örneklem daha büyük olsaydı sonuç anlamlılığa ulaşmış olabilirdi. | Koşul cümleleri | yeni |
| The claim rests on an assumption that the authors never state. | İddia, yazarların hiç dile getirmediği bir varsayıma dayanıyor. | Niteleme | yeni |
| Unless the data are shared, the finding cannot be checked by anyone else. | Veriler paylaşılmadıkça bulgu başka kimse tarafından denetlenemez. | Koşul cümleleri | yeni |
| The study was funded by the industry whose product it examined. | Çalışma, ürününü incelediği sektör tarafından finanse edilmişti. | Niteleme | yeni |
| Not only did the figures differ, but they were collected in different years. | Rakamlar yalnızca farklı değildi, aynı zamanda farklı yıllarda toplanmıştı. | Cümle yapısı | yeni |
| The effect appears in both groups, though it is far weaker in the second. | Etki iki grupta da görülüyor, gerçi ikincisinde çok daha zayıf. | Bağlaçlar | yeni |
Ek pratik: kelime sırası dizme
Aynı setin cümleleri, bu kez şıksız: Türkçe anlamı görüp İngilizce kelimeleri doğru sıraya diziyorsunuz.
Kelimeler tükendiğinde otomatik kontrol edilir. Son yerleştirdiğiniz kelimeyi geri almak için Backspace tuşunu da kullanabilirsiniz.
Akademik bir cümlede `suggest` ile `prove`, `believed` ile `known` arasındaki fark cümlenin bütün iddiasını değiştirir. Bu set o dereceyi iki yönde birden çalıştırıyor: Türkçeye çevirirken 'kanıtlıyor' demek, İngilizceye çevirirken `prove` yazmak aynı hatanın iki yüzü.
Nasıl çalışılır
Günde bir oturumla bu set yaklaşık 15 günde biter. Her cümle iki yönde de sorulur; bir yönü bilmek yetmiyor.
Çeviri, kelimeyi bilmenin ölçüsü değil — cümleyi kurmanın ölçüsü. Bu yüzden şıkların hepsi tanıdık kelimelerden kuruludur ve aralarındaki fark yalnızca yapıdadır.
Bu setle birlikte çalışılacak havuzlar: İkinci 1000 , Akademik · 1 , Üçüncü 1000