Sayılar, Yaş ve Fiyat
Sayı, yaş, telefon numarası, yıl ve fiyat konuşurken kullanılan çekirdek kelimeler — sayı sözcüklerinin kendisi değil, onları çevreleyen kelimeler.
- 0 biliniyor
- 0 öğreniliyor
- 0 yeni
- 0 bugün tekrar
Şıklara bakmadan karar ver:
1–5 tuşlarıyla da seçebilirsiniz.
Havuzdaki 19 kelimenin tamamı anlam · okunuş · örnek cümle
| Kelime | Anlam | Örnek | Durum |
|---|---|---|---|
| number /ˈnʌmbə(r)/ | sayı, numara noun | Can you give me your phone number? Bana telefon numaranı verebilir misin? | yeni |
| age /eɪdʒ/ | yaş noun | Please write your name and age. Lütfen adınızı ve yaşınızı yazın. | yeni |
| phone /fəʊn/ | telefon noun | I lost my phone yesterday. Dün telefonumu kaybettim. | yeni |
| zero /ˈzɪərəʊ/ | sıfır noun | My phone number starts with zero. Telefon numaram sıfır ile başlıyor. | yeni |
| old /əʊld/ | yaşlı; eski adjective | How old are you? Kaç yaşındasın? | yeni |
| year /jɪə(r)/ | yıl noun | This year I turned twenty. Bu yıl yirmi yaşına girdim. | yeni |
| flight /flaɪt/ | uçuş noun | Our flight leaves at nine. Uçuşumuz dokuzda kalkıyor. | yeni |
| gate /ɡeɪt/ | kapı (havalimanı) noun | Please go to gate thirty. Lütfen otuz numaralı kapıya gidin. | yeni |
| room /ruːm/ | oda noun | Our room number is two-oh-five. Oda numaramız iki sıfır beş. | yeni |
| exactly /ɪɡˈzæktli/ | tam olarak adverb | I don't know exactly how old she is. Tam olarak kaç yaşında olduğunu bilmiyorum. | yeni |
| forty /ˈfɔːti/ | kırk number | He is forty years old. O kırk yaşında. | yeni |
| hundred /ˈhʌndrəd/ | yüz number | There are about two hundred students. Yaklaşık iki yüz öğrenci var. | yeni |
| thousand /ˈθaʊznd/ | bin number | The concert had two thousand people. Konserde iki bin kişi vardı. | yeni |
| million /ˈmɪljən/ | milyon number | The city has ten million people. Şehrin on milyon nüfusu var. | yeni |
| about /əˈbaʊt/ | yaklaşık; hakkında preposition | There are about a hundred people here. Burada yaklaşık yüz kişi var. | yeni |
| almost /ˈɔːlməʊst/ | neredeyse adverb | It's almost midnight. Neredeyse gece yarısı. | yeni |
| per cent /pə ˈsent/ | yüzde noun | The shirt is twenty per cent off. Gömlek yüzde yirmi indirimli. | yeni |
| sale /seɪl/ | indirim noun | These shoes are on sale. Bu ayakkabılar indirimde. | yeni |
| pound /paʊnd/ | sterlin; libre noun | That's forty-five pounds, please. Kırk beş sterlin lütfen. | yeni |
Bu havuzu bitirdiğinizde yaşınızı, telefon numaranızı, bir fiyatı ve yaklaşık bir miktarı doğal cümlelerle söyleyebilirsiniz.
Yolun neresi
2. aşama · Sıklık listesini kapatın — günde bir oturumla bu havuz yaklaşık 14 günde biter.
Sıklık havuzlarının tamamında kelimeler 'öğrenildi' sayısına geçtiğinde — ya da testi tekrarlayıp genel kapsamınız %90'ın üstüne çıktığında.
Sırada: Ülkeler ve Milliyetler
Kelimeleri cümle içinde sınamak için: cümle çevirisi setleri
Kaynak
Pratik İngilizcem — arşivlenmiş A1 müfredatı
Sitenin kaldırılan ilerlemeli A1 ders sisteminden (archive/lessons-a1/m01-l05, m02-l06) türetilmiş tematik kelime seçkisi. Sayı sözcükleri (one, two, three…) kapalı bir dizi olduğu için tablo hâlinde gramer referansına bırakıldı; bu havuz sayıyı çevreleyen ve gerçek cümlede kullanılan kelimeleri kapsıyor. Sayı söylemenin kendisi kapalı bir dizi olduğu için (one, two, three…) burada değil gramer referansındadır; bu havuz sayıyı çevreleyen kelimeleri kapsar. İki yazım farkı özellikle dikkat ister: ‘per cent’ İngiliz İngilizcesinde iki kelime, Amerikan İngilizcesinde ‘percent’ tek kelimedir; telefon numaraları İngilizcede rakam rakam okunur (‘double’ ile ikili tekrar da yaygındır: ‘seven double-five’ gibi), Türkçedeki gibi iki-üç haneli gruplar hâlinde değil.