Aile Üyeleri
Çekirdek ve geniş aile, evlilik akrabalığı ve medeni durum — Türkçenin ayırdığı, İngilizcenin ayırmadığı kelimeler dahil.
- 0 biliniyor
- 0 öğreniliyor
- 0 yeni
- 0 bugün tekrar
Şıklara bakmadan karar ver:
1–5 tuşlarıyla da seçebilirsiniz.
Havuzdaki 31 kelimenin tamamı anlam · okunuş · örnek cümle
| Kelime | Anlam | Örnek | Durum |
|---|---|---|---|
| father /ˈfɑːðə(r)/ | baba noun | My father works as an engineer. Babam mühendis olarak çalışıyor. | yeni |
| mother /ˈmʌðə(r)/ | anne noun | My mother is a doctor. Annem doktor. | yeni |
| parents /ˈpeərənts/ | anne baba noun | My parents live in Bursa. Ailem Bursa'da yaşıyor. | yeni |
| son /sʌn/ | oğul noun | Their son is a university student. Oğulları üniversite öğrencisi. | yeni |
| daughter /ˈdɔːtə(r)/ | kız evlat noun | Their daughter is a doctor. Kızları doktor. | yeni |
| children /ˈtʃɪldrən/ | çocuklar noun | They have three children. Üç çocukları var. | yeni |
| brother /ˈbrʌðə(r)/ | erkek kardeş noun | I have an older brother. Bir abim var. | yeni |
| sister /ˈsɪstə(r)/ | kız kardeş noun | My sister lives in Izmir. Kız kardeşim İzmir'de yaşıyor. | yeni |
| siblings /ˈsɪblɪŋz/ | kardeşler noun | How many siblings do you have? Kaç kardeşin var? | yeni |
| husband /ˈhʌzbənd/ | koca noun | Her husband works in London. Kocası Londra'da çalışıyor. | yeni |
| wife /waɪf/ | eş (kadın) noun | His wife is a teacher. Eşi öğretmen. | yeni |
| grandfather /ˈɡrænfɑːðə(r)/ | dede noun | My grandfather tells great stories. Dedem harika hikâyeler anlatır. | yeni |
| grandmother /ˈɡrænmʌðə(r)/ | nine, anneanne noun | My grandmother is eighty-two. Anneannem seksen iki yaşında. | yeni |
| grandparents /ˈɡrænpeərənts/ | büyükanne ve büyükbaba noun | We visit our grandparents every summer. Her yaz büyükannemizi ve büyükbabamızı ziyaret ederiz. | yeni |
| grandson /ˈɡrænsʌn/ | torun (erkek) noun | Their grandson just started school. Torunları yeni okula başladı. | yeni |
| granddaughter /ˈɡrændɔːtə(r)/ | torun (kız) noun | Their granddaughter is learning to read. Torunları okumayı öğreniyor. | yeni |
| grandchildren /ˈɡræntʃɪldrən/ | torunlar noun | They have five grandchildren. Beş torunları var. | yeni |
| uncle /ˈʌŋkl/ | amca, dayı noun | My uncle lives in Ankara. Amcam Ankara'da yaşıyor. | yeni |
| aunt /ɑːnt/ | hala, teyze noun | My aunt is my mother's sister. Teyzem annemin kız kardeşi. | yeni |
| nephew /ˈnefjuː/ | yeğen (erkek) noun | My nephew is my brother's son. Yeğenim kardeşimin oğlu. | yeni |
| niece /niːs/ | yeğen (kız) noun | My niece is my sister's daughter. Yeğenim kız kardeşimin kızı. | yeni |
| cousin /ˈkʌzn/ | kuzen noun | My cousin and I are the same age. Kuzenimle aynı yaştayız. | yeni |
| twin /twɪn/ | ikiz noun | My sister has a twin brother. Kız kardeşimin bir ikiz erkek kardeşi var. | yeni |
| relatives /ˈrelətɪvz/ | akrabalar noun | I've got a lot of relatives in Turkey. Türkiye'de bir sürü akrabam var. | yeni |
| single /ˈsɪŋɡl/ | bekâr adjective | I'm single right now. Şu an bekârım. | yeni |
| married /ˈmærɪd/ | evli adjective | She's been married for ten years. On yıldır evli. | yeni |
| divorced /dɪˈvɔːst/ | boşanmış adjective | His parents got divorced last year. Ailesi geçen yıl boşandı. | yeni |
| engaged /ɪnˈɡeɪdʒd/ | nişanlı adjective | They got engaged last month. Geçen ay nişanlandılar. | yeni |
| widow /ˈwɪdəʊ/ | dul (kadın) noun | She has been a widow since 2020. 2020'den beri dul. | yeni |
| oldest /ˈəʊldɪst/ | en büyük adjective | He's the oldest in our family. Ailemizde en büyüğü o. | yeni |
| younger /ˈjʌŋɡə(r)/ | daha küçük adjective | My younger sister is a student. Küçük kız kardeşim öğrenci. | yeni |
Bu havuzu bitirdiğinizde çekirdek ve geniş aile üyelerini adlandırabilir, uncle/aunt gibi Türkçenin ikiye ayırdığı kelimeleri doğru kullanabilir ve medeni durumunuzu söyleyebilirsiniz.
Yolun neresi
2. aşama · Sıklık listesini kapatın — günde bir oturumla bu havuz yaklaşık 15 günde biter.
Sıklık havuzlarının tamamında kelimeler 'öğrenildi' sayısına geçtiğinde — ya da testi tekrarlayıp genel kapsamınız %90'ın üstüne çıktığında.
Sırada: Sayılar ve Fiyat
Kelimeleri cümle içinde sınamak için: cümle çevirisi setleri
Kaynak
Pratik İngilizcem — arşivlenmiş A1 müfredatı
Sitenin kaldırılan ilerlemeli A1 ders sisteminden (archive/lessons-a1/m04-l04) türetilmiş tematik kelime seçkisi. NGSL sıklık sıralaması değil, aile konusunun bütününü kapsayacak biçimde derlendi. Havuzdaki en öğretici kısım İngilizcenin ayırmadığı yerler: Türkçe teyze/hala, dayı/amca ayrımını korurken İngilizce ikisini de ‘aunt’/‘uncle’ ile karşılar; kuzenin cinsiyeti ve anne/baba tarafı olması da ‘cousin’ kelimesinde kaybolur. Tersi de var: İngilizce ‘sibling’ (kardeş, cinsiyet belirtmeden) Türkçenin günlük kullanımda karşılığı olmayan bir üst kategori kelimedir. Bu havuz, iki dilin akrabalık haritasının birebir örtüşmediği yerleri özellikle işaretler. Havuzda yer almayan ama sık sorulan iki ek kalıp var: evlilik yoluyla akrabalık mother-in-law, brother-in-law gibi -in-law ekiyle kurulur; üvey akrabalık ise stepmother, stepbrother gibi step- önekiyle. Bu havuz çekirdek terimleri kapsıyor, bu iki üretken ek ailesi gramer referansındaki türetme sayfasının konusudur.